TÜÇA Başkanı Öztürk, yeni DOA Sistemi ile Türkiye’de içecek ambalajı ham madde ithalatının yüzde 35-40 azalacağını duyurdu. Sistem, çevresel faydalarının yanı sıra cari açığa da katkı sağlayacak.
Türkiye’de yılda yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının atık haline geldiğini ve bu ambalajların geri kazanılamamasıyla doğal kaynakların gereksiz tüketildiğini belirten TÜÇA Başkanı Öztürk, yeni Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DOA) ile ham madde ithalatında yüzde 35-40 azalma öngörüldüğünü duyurdu.
Bir otelde düzenlenen basın toplantısında konuşan Öztürk, DOA Sistemi’nin üreticiden tüketiciye, iade noktalarından geri dönüşüm tesislerine kadar tüm süreci dijital olarak takip ederek yüksek kaliteli ikincil ham maddeleri yeniden üretime kazandırmayı amaçladığını ifade etti.
Ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı gibi ilerlediğini belirten Öztürk, sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla içecek ambalajı ham maddesi ithalatında yüzde 35-40’lık bir azalma beklendiğini söyledi. Şu ana kadar 482 yetkilendirilmiş içecek üreticisinin sisteme dahil olduğunu ve sistemde kayıtlı ambalajlı içecek sayısının 3 bin 673’e ulaştığını aktardı. İlk 10 günde yaklaşık 20 milyon ambalajın vatandaşlar tarafından sisteme iade edildiğini ve mobil uygulamaya kayıtlı kullanıcı sayısının 2 milyonun üzerine çıktığını bildirdi.
Vatandaşların DOA logolu ambalajları depozito iade makineleri veya manuel iade noktalarına teslim ederek her ambalaj için 1 lira teşvik bedeli alabildiğini anımsatan Öztürk, sistemin yaygınlaştırılması için 2.500 depozito iade makinesiyle başladıkları entegrasyon sürecinin devam ettiğini belirtti.
Öztürk, sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ülke genelinde 20 bin depozito iade makinesi kurulmasının hedeflendiğini, ayrıca 2026 yılı sonunda en az 10 bin, 2027 yılı sonunda ise yaklaşık 30 bin manuel iade noktasına ulaşılmasının planlandığını kaydetti. Marketler, bakkallar, büfeler, oteller, restoranlar ve kafelerin de yıl sonuna kadar sisteme kademeli olarak entegre edileceği bildirildi.
DOA Sistemi’nin finansmanının kamu bütçesinden değil, piyasaya ambalajlı ürün süren firmaların ödediği depozito katılım bedelleriyle sağlandığını açıklayan Öztürk, devletin sistemi finanse eden değil, düzenleyen ve denetleyen otorite konumunda olduğunu vurguladı. Sistem, aynı zamanda yerli depozito iade makinesi üreticileri ve saha operasyonlarında görev yapan yetkilendirilmiş operatörler aracılığıyla yeni bir teknoloji ve hizmet ekosistemi oluşturuyor.
Sistemin çevresel faydalarının yanı sıra sanayinin rekabet gücünü de artıracağını ifade eden Öztürk, Avrupa Birliği’nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü kapsamında geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının zorunlu hale geleceğini hatırlattı. DOA Sistemi ile elde edilecek yüksek kaliteli ve izlenebilir geri dönüştürülmüş ham maddelerin, Türk sanayisinin uyumunu kolaylaştıracağını ve ihracatçılara önemli bir rekabet avantajı sağlayacağını belirtti.
Sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla yaklaşık 37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılması, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanması ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önlenmesi hedefleniyor. Ayrıca, geri kazanılan her 20 içecek ambalajının yaklaşık 1 dolar tutarında ithal ham madde ihtiyacını ortadan kaldıracağı hesaplanırken, sistem sayesinde cari açığa yıllık en az 600 milyon dolar doğrudan katkı sağlanması amaçlanıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]